23 Aralık 2010

İnsan İsterse!

Yapamayacağı şey yoktur,Bazen her şey üst üste gelir gitmek te bilmez hatta yatıya kalır istemeden de olsa günlerce misafir ederiz istenilmeyen acıları,sıkıntıları..Bir kapının ardında bıraktım bir süredir kafamı kurcaya lan tüm sorularımı almak istemiyorum uzunca bir süre hiç birini..

Daha öncede paylaştım sıkıntımı kendimi "kaplumbağa'lara benzeterek" hemde..Hafta sonu yine kurstaydım tüm Cumartesi benimdi ama bu sefer "Anne kimliğimi" evde bırakarak dışarıda olduğum için Vicdan yaparak değil keyfini çıkartarak gezdim tüm sokakları ..İstanbul'u seyrettim güzel hava eşliğinde usulca ensemden içeri giren havayı içime çektim bütün kış bana enerji versin diye kendimle konuştum uzun uzun Hatalarımı,yanlışlarımı,doğrularımı yapmadıklarımı,yapamadıklarımı,yapmak istemediklerimi..

Sevdiğim şeyleri yaparak başladım güne Türk kahvesi eşliğinde,İstanbul turu yaparak devam ettim,Çok sevdiğim dostumla buluştum en sevdiğimiz yerde yemek yerken kahkahalar atarken hayatı eskisi gibi tiye alırken buldum kendimi..Uzunca bir zamandan sonra sadece 1 fincan kahve için yarım saat sıra bekledim.Geç kaldım sana haksızlık yaparım hissi olmadan kendime zaman ayırarak..Anladım ki "anne olmak" demek önce kendini mutlu etmekmiş yeri geldiğinde fedakarlıkla hayatı feda etmeyi karıştırmamak demek miş..Bazen bir şeyleri kapının ardında bırakmak her yapılanı sorgulamamak hayata kaldığın yerden devam etmek yanında sadece bir arkadaş ilave etmek miş..

Biliyorum bunu başaramasaydım hep arkamda yapmak istediklerim kalacak tı..Ve günün birinde bende belkide "Senin için " diye başlayan cümleler kuracaktım. 18,5 aydan sonra vicdan yapmadan yenilen bir yemek,içilen bir kahve,keyifli zaman ikimize neler verdi bilsen. Aslında tam da istediğim şey buymuş İnsan anne olduktan sonra hayatında çok şey değişiyor bu büyük bir gerçek evet ama zamanla bazı şeylerde yerine oturuyor hiç unutmuyorum yaz tatiline gitmeden önce karar verememiştim nasıl olacak bu tatil acaba gitmesek mi diye babanda bana bir şey dedi "O artık hep bizimle,hadi bu tatile gitmedik diğer yıllar" Evet sen meleğim hep bizimlesin ve ben buna yavaş yavaş alışacağım hepimizin apayrı hayatları olduğunun da farkına varıp zamanın hayatın bize sunduklarının tadını çıkartacağım..

Aslında hep istediğim bu değilmiy di çalışırken,Birlikte olmak ikimize vakit ayırmak,kendi çocuğumu kendim yetiştirmek..Benim istediğim gibi benim öğrettiğim gibi Koca karı masalları uydurmadan gerçekleri anlatarak..Şimdi niye bu kızgınlık kırgınlık 5aylıktın seni ilk bırakıp işe gittiğimde 2 gün ağlamıştım iç çeke çeke sebebi ise sana biberonla süt vermek ve senin biberonu reddetmendi günlerce içim buruk gittim geldim Ahh ederek sitem ederek kendime çekişerek..Halen daha her biberon gördüğümde o günler gelir aklıma hafifçe tebessüm ederim..Şimdilerde ise hep birlikteyiz benim öğrettiklerimle büyüyorsun benim anlattıklarımla,benim okuduklarımla..
Şimdi..
Hayatın tadını çıkarmalı,birlikte yepyeni çok yeni başlangıçlara imza atmalı,o kapıdan içeri girmeli ve bir daha geriye arkaya hiç mi hiç bakmamalı..

İnsan İsterse...
Yapamayacağı şey yoktur dedirtmeli..

Not: Bunlarda içimi ısıtanlardan..


Dostla yenen güzel bir yemek,fıkır fıkır yapılan sohpet,Kırkyıl hatırlanacak olan eşsiz kahve..Dönüş yolunda arabadaki tek sohpet Konusu Ada Deniz..Daha Başka ne olabilirki..

15 Aralık 2010

Bir gün nedensiz ayakların ağrırsa;sana nedenini anlatacağım..

18.ay doktor kontrolündeydik bu gün..Aşı oldun çok ağladın nedense çok korktun..Muayene olurken de hiç durmadın..Keyifsizdin şımardın..Bana uzak uzak masumca baktın babacığa sımsıkı sarıldın..Evde beni şaşırtın yaptıklarımızın her birini hatırlayıp bana anlattın..Doktor nedir anlatmıştım sana gitmeden önce sabah ondan mı nedir bütün gün "Doktuu" dedin durdun..Yeni bir kelime daha ekledin..

Hülya'ya olanları anlattın oda sana doktor olmak istediğini.. aklında bir daha yer etti.. ayağını gösterdin belki bu gün defalarca aynı şeyleri bana tekrar ettirdin.. Aşı'yı aslında çikolata sandın.. Ağzına damlatılan aşıyı anlamadın bile..Acil durumda verilmek üzere yanıma aldığım çikolatayı verdim iğne yapıldıktan sonra sana iğnede ağladın ama çikolatanın aşkıyla onu çabucak unuttun..

Ayak parmaklarındaki sorunu gösterdik doktora sende bana gösterdin bugün defalarca büyüdüğünde neren ağrıyor dediğimde kesinlikle ayaklarını göstereceksin bunu hissediyorum son zamanlarda yakınlarımızda ne kadar ayak sorunu yaşayan var..Anneannenin kalça ameliyatı,babaannenin ayaklarındaki yaralar,duduk halanın kas problemi ayak ağrıları,şimdi senin ayak tırnaklarındaki sorun ve her birini bu gün hatırlayıp bana anlattırışın..İleride bir gün ayakların ağrımasın olur mu..bilinç altında hep bu gün olmasın sakın..Mümkünse hemen unutalım biz bu ayak sorunlarını sen hep sağlıklı kal..Hani büyüklerin sorunları olduğunda nedensiz çocukluğa bilinç altına iniyorya psikologlar seninde bu öğrenme döneminde ne çok yer etti bu ayak rahatsızlıkları..Aslında hissettirmesek diyorum ama ne mümkün evimizde oldu anneanne ameliyat her gün doktor geldi gitti eve duydun,babaanne ayakları havada agrılardan dolayı görmemen mümkün değil,şimdi bide senin tırnak sorunun anne ilaç sürmeden yapamıyor ..Evde ayak ağrılarını bir süreliğine yasaklıyoruz zira geleceğini kurtarmak için..

Anneanne geldi bu akşam oturdun koca insan gibi onada anlattın ayaklarını ovalata ovalata doktorun yaptıklarını ..Bakk ufff dedin bide üstüne..

Yine şükrettim yaradana sağlıklı oluşundan dolayı ..en büyük sorunumuz hep böyle olsun dedim..şımarırcasına..Diledim çok mutlu sağlıklı olmanı içimden ..

Seyrederken..

Aşınında verdiği etkiyle böyle derin ve güzel ! Hemde doğduğundaki gibi el yanakta uyurken!!
13,5 kilo..82 cm boy ve gelişimin çok çok iyi..

Patron

1 Günlüğüne babacığın iş yerinde..Anne 2.hafta fotoğraf eğitiminde ama babacık yoğunluk nedeniyle koştura koştura geri çağırdı anneyi..
Zira sinirli bir patron edasıyla hiçbir telefon konuşmasını yaptırmamışsın..Pc'den Caillou'yu izlemişsin başka da bir şey açtırmayıp çığlık çığlığa feryat etmişsin..Evde bilgisayarı gösterip Tayuu tayuu deyip hadi aç aç diyorsun ama yok bitmiş deyip geçiştiriyorum.. Biliyorum ki bir defa açsam o bilgisayarı ele geçireceksin..Yemek söylemişler sana dışarıdan koyduğum çorbayı yedirememiş babacık..Eee Patron'sun nede olsa bir dediğini iki ettirmemişsin..
Babacık "anasının kızı" deyip diyordu sanırım yönetmek konusunda tıpkı bana çekmişsin ama pek bir yakışmış cep telefonuma gelen bu görüntü..


 İlk iş deneyiminde çok gürültülü ve yorucuydu..Uzunca bir süre babacık dinlenmen gerektiğini söyledi seni bulduğumda arabada uyuya kalmıştın..Çokmu yordunuz kuşumu dediğimde ise aldığım cevap yormak mı "O bizi maf etti" oldu..Tüm personele kök söktürttü..

14 Aralık 2010

Yeni Yıl-Diş-Aşure ve blog ne alaka demeyin bizim için çok alaka!

Geçtiğimiz sene 2010 yılına girdiğimizde sen diş çıkarttın ..
O zamanlar ben deli divane çalışıyordum..
Hiç bir şeye vakit bulamazken ve bu tip adetlerin herbirinden bir haberken dişinin çıktığını bir komşumla paylaştım oda bana "Diş hediği-Diş buğdayı" yapacakmısın? diye sordu ne olduğunu bilsem yapıp yapamayacağımı söyleyecektim ama bilmiyordum..
Çocuksuzkene bu tip aktivitelerden uzak dururduk çocuklu aileler bizi pek bir sarmazdı..Bütün arkadaşlarımızın çocuğu vardı fakat biz böyle organizasyonlardan daima uzak durduk ve o sebepten bir haberdik..Buğday deyince akşam aşure kaynatmak istiyorum öyle bir şeymi dedim bana diş buğdayını anlattı..Bende onları akşam hem aşure yemeye hemde sana diş buğdayı yapmaya davet ettim..
Fazla bilinçli olmadan sana Yeni yılda ilk aktivitemiz diş buğdayını yapmış olduk..Aşuremizide kaynattık annenin ilk deneyimiydi ama tadı ve görüntüsü süperdi..
Blog mu ne alaka dişlerin çıkınca tarihi notmu alsam mutluluğumu bir mektuplamı anlatsam karar veremedim İlklerin hep böyle heyecanlandıracaktı beni biliyordum.. Ertesi gün pc formatında bunu nasıl gördüğümü not alırken "bir blog yazmaya" karar verdim ..O gün bu gün arada bize özelleri karalıyorum bebekliğine dair de ne çok şey var aslında anlatmadığım burada paylaşmadığım.. Bu gün mü nereden esinlendim "Komşu aşure getirmiş"..

Diş Hediği gecemizden diş denemesi yapıyor Deniz kızı:)
2010 Deniz kızı..


Buda arşivden  Diş Hediği..
video

13 Aralık 2010

Biliyordum bir gün zaten sadece babanın kızı olacağını!

Bu cümleyi kuracağımı çok önceden bilir gibiyim aslında.. evde nedense yapılmayacak herşeyi dile getiren kuralları olan benim..Yapılmayacak bir şey oldumu herkesin "Anne kızıyor bak" demesi sanırım bilinç altında senin ağlarken bile baba diye ağlamanı sağlıyor.

Bu gün mutfakta seninle ilgilenmedim oyun oynamadık diye kendini numaradan yüzü koyun yere kapatıp içini çeke çeke "Babaaaa" diye ağlaman yokmu "ne yalan söyleyeyim çok dokundu!" nedensiz ağlamana kızsam mı, susturamayışıma sinir mi olsam? yoksa beni babana şikayet eder gibi ağlamana oturup bendemi ağlasam karar veremedim?

Her kapı çaldığında "babaaaa" diye koşman, büyüklerimizin sorduğu bunu sana kim aldı diyenlere "babaaaaaa" diye verilen cevaplar(Oysaki sana dair bütün herşeyi anne almıştır) ,bütün cümlelere baba diye başlaman telefonda anneanneye babayı anlatman, en çok ona gülmen , koynuna öylece uzanıp kalman benimle ise memenin dışında 1 dk bile uzanmaman ,yemek yerken sadece onun yanına oturman ileride de sadece babanın kızı olacağının göstergesi olabilir mi?

Geçenlerde ellerin çenende yere uzanmış babanı izliyordun sanki aşkını izler gibi,babaya özel herşeyi biliyorsun evde nerde bi çay bardağı görsen hemen baba geliyor misal aklına..

Ama seviyorum ben bu ikiliyi!! Kıpır kıpı,sevgi dolu,sıcacık ve ikisi bir arada bolca kahkaha çatlatırcasına hemde!!






Bizim evde bu kahkahalardan bolcana var şu sıra çok ta yakışıyor..

08 Aralık 2010

Hamarat Çocuk Öğreniyor(2)





Şu sıralar ikimizde mutfakta sürekli deniyoruz ..Senin eline çok yakıştı görüyorumm..Yüzündeki ifade dünyalara değer..

Büyüdüğünde de böyle yapacakmısın yoksa amannnnnnn annee yaa yapamam mı diyeceksin..Şimdi bırakmamak adına ağladığın merdaneyi acaba yine görmek isteyecekmisin?..

Muhtemelen bu satırları okuduğundaki cevabın "hayır" olacaktır..O yıllarda acaba neler hissedeceğiz ..Bu blogu yazarken en çok o kısmı hayel ettiimde heyecanlanıyorum genç kız olduğunda bana karşı gelmelerinde ergen dönemlerinde bu hallerini anımsayacakmıyız? birlikte!!..

Şu anda başıma ağrılar giriyor hemde çok bu gün bütün sabrımı zorladın yine .. Bazen nede çabuk büyüdü diyorum..bazen se aman Allah'ım benim ne kadar inatçı bir keçim var diye bağırıyorum..Bu hamur seansı sonrasında 15 dk ağladın bırakmamak adına mutfak perperişandı ...Bazı şeyler "Yorumsuz" Hamarat Çocuk Öğreniyor(2) biliyorum çok başındayız daha bu seriler 100'leri belkide 200'leri bulacak sinir katsayımla birlikte hemde..

06 Aralık 2010

Saklambaç

Ahh bu oyun bu kadar keyiflimiy di yoksa bizim kızımızdan sonra mı bu hali aldı..
Her dakika her saniye hiç bıkmadan bu oyun günde kaç saat oynanır ki?
Hemde bütün vücut görünürde sadece gözler saklanmışsa?
Sonunda o kahkahalar varsa ve o gülen gözler ben 7/24 razıyım bu oyuna..
Böyle keyif katacaksan tüm yaşantımıza biz hep oynarız bu oyunu babacıkla ..
Seni çok çok mutlu eden bir oyun bu hem öğreten evde meğer ne çok saklanılacak yer varmış en sevdiğimizse yorganların üstü hem yumuşak hem zıplamak mümkün .. Ama dolap içine saklanman apayrı bir keyif sürgüleri çekip üstüne "Anne anneee" diye bağırışın..
Biz niye bu oyunu oynamak için 10 yıl bekledikki bile bile isteyerek hemde,,Son zamanlarda çok düşünüyorum 10 koca yıl ömrümden ertelemişim anne oluşumu beni dünyanın en mutlu insanı yapan o hissiyatı..Ama şimdi yanımızdasın bizimlesin..Ve saklandın yine acaba!! Nerdesin?Denizzzzzzzzzz:............

Küçük Deniz kızının balıkları..


Pazar'ımız çok sakindi çekirdek aile olarak evimizde sıcacık yuvamızda geçirdik soğuk kışın ilk gününü.
Bir ara babacıkla kaplumbağalara yem almak için çıktınız dışarı.Bir döndünüz sadece yemleri almamışsınız  hayvan dükkanından yanında promosyon misali 1 poşet japon balığı ile bide idareten eski bir akvaryum. Babacık senin balıklara olan ilginden dolayı almak istemiş. Bu işi kıvırabilirsek balık bakımını güzel bir akvaryum ve çeşit çeşit balıklar alacağız ama daha 2.gününde 3 tane fire verdik bile!
İçim sızladı nerde nasıl hata yaptık diye!
Düşündüm de bu duygu bana nasılda tanıdık geldi; Sen doğmadan önce hep böyle düşünürdüm ya bakamazsam ya ona bir şey olursa nasıl bakarım diye ama Allah tarafından öyle bir güç- kuvvet, akıl- fikir geliyorki çok ta güzel baktım gözünü kıpırdatsan ben uyandım eskiden davul çalsalar kımıldamazken hemde!
Şimdi o gücü şu savunmasız hayvanlara bakmak için istiyorum ne yapmak gerekli ne sıklıkta ? Babacık biraz bilgili ama yinede yeni ortamlarına ayak uyduramadılar sanırsam. Bir canlının sorumluğunu almak çok zor ve ağırmış kaplumbağaların yerini değiştirdik araştırmalarım sonucu güneş ışığına çok ihtiyaç duyuyorlarmış ve sıcak ortama. Bende camın önüne bir köşe yaptım balıkları,kaplumbağaları,3 kişilik ailemizi temsil eden bambuları,sana yeni aldığım cim adamı,çok sevdiğim kaktüs mumları ve turkuazoo fotoğrafımızı çok ta güzel oldu.Şimdi birde oraya canlı bir çiçek alacağım ve her birinden sen sorumlusun yemlerini veriyorsun çim adamı suluyorsun bambuya su ilave ediyorsun tabiki şimdi benimle birlikte ama zamanla tek başına!

Not:Son durumu bilidiriyorum; 8 Aralık 2010 tarihi itibari ile
Balıklarımız 3 günde 8 tane  fire verdi sana hissettirmeden yerine yenilerini aldık koyduk ve sen onlar la yatıp onlarla kalkıyorsun bu sabah uyandığımda seni evde bulamadım büyük bir ciddiyetle endişeyle ararken balıkların önündeki sehpanın altında yatarken buldum sen bunu oyuna çevirdin ama benide çok korkuttun..Çimden kadınımızın saçları uzadı senin deyinle saçları:) Çimlere saç demeyi tercih ediyorsun banada her defasında teyit ettiriyorsun..Saçları anneeeeee evet kızım saçları..Bide ilaveler var o köşede fasulye diktik olmasını bekliyoruz..

05 Aralık 2010

Bendeniz Kaplumbağa

Kendimi son zamanlarda kaplumbağalara benzetiyorum.evde beslediğimiz için mi? yada son zamanlar da yaşananlardan mı bilinmez.
Fotograf eğitimine başladım ilk haftadayım..
Dün bütün gün dışarıdaydım sevdiğim bütün her şeyi yapmak üzere bir sürü planım vardı seni anneannene bıraktım..
Bense kaplumbağa misali bütün her şeyi sıyrılmak istediklerimi sorunlarımı hepsini sırtımda taşıdım.. Gün boyu hiç birinden kurtulamadım.
Çok vaktim olmasına rağmen 1 tane bile içime sinen resim çekemedim... bir ara kendimi alışveriş yaparken buldum... bir ara lokantada oturmuş yemek yerken.. dönüş yolunda tüm gün dışarıda olmanın verdiği hisle vicdan yaparken... yaptığım vicdanımı hafifletmek amaçlı sana alış-veriş yaparken...
Ancak bu gün kendime sorabildim neden diye oysa son zamanlarda en çok istediğim şeydi kendimle vakit geçirmek! iç sesimi dinlemek! istediğim her şeyi bir güne azda olsa sığdırmak..
Otobüste giderken hep anneleri izledim(Çünkü baban arabama el koydu en çok bu canımı sıkıyor ya) Annelerin çocuklarına nasıl davrandıklarını çocukların verdiği tepkileri dialoglarını,Her anneye yer verdim çocuklara sevgi dolu baktım.. seni özledim.. merak ettim..
Düşündüm meme emmeyi bıraksak,altını değiştirme sorunumuz kalmasa..kendiliğinden yatağında uyusa.. 3 yaşını bir doldursa.. bazen ne istediğimi az da olsa anlasa.. bu kadar yormasa ..benide birileri anlasa.. çok yorulduğumu bilse..
Düşündümde bu annelik beni ne çok değiştirdi yerinde duramayan ben,her işe el atan,yorulmak nedir bilmeyen yeni olan herşeyin baş mimarı yeri geldiğinde çok mu çok çılgın geveze konuşmayı anlatmayı tartışmayı yeni arkadaşlıkları seven fakat şimdi hiçbirşey yapacak enerjiyi bulamayan daha çok izleyen daha çok susan daha çok düşünen..
Ama hiç birinin içinden çıkamadım dedimya kaplumbağa misali tüm sorunlarımı sırtımda taşıdım..Üstelikte çok çok yoruldum!!

01 Aralık 2010

İlk resim..

Doğduğundan beri kurulan bir hayal için en uygun zaman buymuş demek ki.
Ctesi günü kuzu teyzenin resim Atölyesindeydik biz sohbetin en derin anlarındayken sen de atölyede keşifteydin kuru boyalar verdik eline beyaz kağıtları boya diye ama senin istediğin bu değilmiş zaman ilerledikçe bunu gördük..
Taze henüz kurumayan bir tabloya beş parmağını yapıştırmışsın hiçte fark etmedik sonra kuru boya ile boya diye verdiğimiz beyaz kağıda elini yapıştırdın Benim sana yaptırmak istediğim hayali sen hiç kimseden yardım almadan başlattın..
Sonra çocuklar için zararı olmayan parmak boyalar çıktı meydana başladık resim yapmaya renklerle coştun keyif aldın ortaya çok çok güzel bir tablo çıkardın..Yetmedi masayı boyadın her şeye boyalı ellerinle dokundun Çokta keyif aldın..Sonra babacık geldi seni izlemeye ,Sonra Hülya ailecek başladık resim yapmaya..
Her birimiz bir şeyler çıkardı ortaya ama hiç birimiz senin kadar başarılı olmadık be resim konusunda nede kendimizi bu kadar renklerle coşturmaya ..Ressam olursan günün birinde en değerli tablon bu olsun en şaheserinden resmin şimdilerde çerçeve yapılmak üzere tablocuda evimizin en baş köşesinde yeri hazır bile..















Bazen bir dokunuş çok özel kılar bir şeyleri sonsuza dek hemde..El izlerini bastığın o masa o atölyede senden bir iz bıraktı..Başarmış olmanın verdiği yüz ifadesi ile..

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails