10 Aralık 2011

Büyük Konuşma!

Hayatımda ne konuda büyük konuşursam başıma geldii.Hep empati yapsamda,okusamda, yazsamda, çizsemde, bilinçli olmaya çalışsamda bazen geri taraflarım oldu kabul ediyorum.Son günlerde sinir kat sayım tavanda geziniyorum.Huzursuzluğum,mutsuzluğu mu yansıtmak istemesemde bazen elde olmuyor eve gidiş yolunda sürekli telkinlerde bulunuyorum kendime!! Unut- sıfırla- evde seni bekleyen küçük kzıını düşün- seni özledi- sen onu özledin- küçük savunmasız,masum melek yavrunu hayatta yaşadığın haksızlıkları ona mal edemezsin buna hakkın yok diyorum ve apartman girişinde maskemi takıyorum.

Son günlerimiz hırçın-aksi-dediğim dedik-çaldığım düdük kıvammında geçiyor 2,5 yaş sendromuymuş bugün okuduka anlıyorum .Kendimi sorguluyorum şartları evimi ailemi ilişkimi bunları çözemeyişimden pisikolaga bile gitmeyi düşlerken araştırmalarım esnasında şu satırları okuyorum okudukça rahatlıyorum

2,5 yaş dönemindeki çocuğun karakteristik özellikleri nelerdir?

● Bu dönemde çocuk olumsuz, kararsız ve isyankardır.
● Bağımsızlaşma isteği yoğundur ve kendi isteğine odaklıdır.
● Tutucudur ve her yeniliğe itiraz eder. Her şeyin alıştığı biçimde yapılmasını ister.
● Özerklik dönemindedir. ‘Ben’ duygusu oluşur. ‘Hayır’ en sevdiği kelimedir. Her şeyi kendine ait görür.
● Çevreyi keşfetme merakında olan 2 yaş çocuğu bir engelle karşılaştığında, ilk kez öfke duygusunu yaşamaya başlar.
● Büyüklerinin sözünü dinlemez hatta tersini yapar, eylemleri kısıtlandığında öfkelenir, çevresinden yardım istemez ve kendi başına başarmayı hedefler.
● Zıtlaşma, uzun uzun ağlama, ikna edilmede güçlük, istediği olsun diye kendini yere atma davranışları sıkça görülür.
● Ne istediğini bilmeyen çocuk, bazen yaşının altında davranışlar sergiler.

Zıtlaşma dönemimiz herşeyi ben yaparım kimseye ihtiyacım yok bak kırayım bak dökeyim de benimle ilgilensinler onları denerim bira kızarlar biraz öfelenirler ama yine benim dediğim olur derken dün gece hiç yapmamam gerekeni yaptım ve sinirimin kurbanı alarak bacağına kocaman bir çimdirik attım ve uyumayan sana uyuman için tartakladım sen ağlama esnasında daha bir ağladın evde ufak bir harbede yaşandı sen şaşkın üzgün hayel kırıklığı yüzünde görmek istemediğim tüm duygular vardı bu yaşananın ardından uykuya daldın bense bütün gece uyuyamadım kıvrandım hep karşı çıktığım bir davranışı sergiledim yadırgadığım annelere döndüm çocuğumla konuşmak izah etmek yerine kolay olanı tercih ettim sinirime yenildim öfkemin senin 2,5 yaş krizinin kurbanı oldum.

Ama çok zorlanıyoum hem seni anlamakta hem orta yolu bulmakta dediğini yapmakla yapmamak arasında geçen akşam marketin ortasına oturdun dediğini yapmadım diye istediğini almadım diye evde bir paket olduğunu anlatsamda bide bağırarak seni kesmişçesine ağladın.Herkezin karşısında nasıl konuşacağımı bilemeden nasıl davranmam gerektiğini bilmeden 10 dk bakıştık. İşim zor biliyorum hemde çok zor .

Hiçbir zaman zor bir çocuk olmadın oysa sana sevgiyle herşeyi yaptırabildim bu güne Bebekliğinde üzmedin beni büyürken yürürken emeklerken.Şimdi koca bir süprizle karşımdasın.

Bu sabah ağladım ağladım yine ağladım.İyi bir anne olamadığımı,hiçbir zaman olamayacağımı hayata yenildiğimi düşündüm.İşe geldiğimden dolayı vicdanım bin katı acı içinde evi 50 kez aradım her aradığımda teysene onu çok sevdiğimi söyle dedim sabah uyurken seni kokladım nasıl sevdiğimi yine fısıldadım bazen başarmasamda bu anneliği anlayışlı olamasamda sinirime yenilsemde seni çok sevdiğimi bilmeni istedim.

Her okuduğum satırda bin katı vicdan azabı çektim son zamanlarda senin yaptıklarını kendime mal ettim.Ama araştırdıkça okudukça şu sıralar yaşadığımız tüm bunların ortak sorunlar olduğunu tabiki bende ve babanda da çokça hataları yanlışların olduğunu fark ettim.

Kendime söz verdim,sana söz verdim bir daha olmasın diye yaşamayalım diye! Evde rahatça yapamadığın parmak boya aktivitesine gideceğiz biraz dan doyasına resim yapacaksın boyalara bulanacaksın belki biraz rahatlayacaksın.Belki seni mutlu gördükçe bende huzur bulacağım!Çokça takmayacağım akışına bırakacağım.
Ve sana söz meleğim birdaha şiddete başvuran bir anne olmayacağım.

Birgün bu blogu heyecanla okuduğunda ben belkide yine aynı pişmanlığı hissedeceğim.Ve belkide bu gün bu  yazdıklarımı hiç okumamanı isteyeceğim :(

2 yorum:

  1. iki yaş sendromu çok zordur, sabırlar diliyorum size, ben beyzamda çok kolay geçirdim, nerdeyse hiç birini yaşamadım ama her çoçuk aynı değil bunların hepsi geçecek annesi ama biraz sabır istiyor.
    Bence siz çok özlüyorsunuz kızınızı, bu yüzdende kendinizi suçluyorsunuz sürekli, bende çalıştığım dönemlerde sizin düşündüklerinizin birebir aynılarını düşünüyordum, ama bizler iyi annelerizki sürekli onlar için ne yapabiliriz nasıl kaliteli zaman geçirebiliriz, onları nasıl iyi bir birey olarak yetiştirebiliriz diye düşünüyoruz, prensesin bu yazıları bir gün okursa inşallah, annesiyle gurur duyacak gelip sarılıp gözleri dolu dolu öpücek yanaklarından.

    YanıtlayınSil
  2. evet çok zor geçiyor bir anı diğerini tutmuyor kendide çelişkide bunu farkediyorum bazen konuşunca rahatlıyor bazende sinirleniyor kestiremiyorum çokça sabır çekiyorum evett çok özlüyorum belkide yanında olmadığım için aşamıyorum iyi bir anne olamasamda iyi bir evlat yetiştirmek adına herşeyi deniyorum çok teşekkür ederim ve inşallah dediğin gibi olur sevgiler

    YanıtlayınSil

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails